skip to main | skip to sidebar
Can Sıkıntısına İyi Gelir!

Pages

  • Ana Sayfa
Bize Ulaşın

Name *
Email *
Subject *
Message *
Powered byEMF Web Forms
Report Abuse

Hackerlar'dan Sony'e ilginç teklif !

Sony'nin PSN ağını yerle bir eden hackerlarla ilgili bu iddia, doğruysa yeni bir skandala yol açacak.

Yaklaşık bir hafta önce Sony'nin Playstation 3 konsolunda hizmet veren PSN (PlayStationNetwork) hacklenmiş, olayın birkaç gün sonrasında da Sony'den, kullanıcıların kredi kartı bilgilerinin çalınmış olabileceğine dair bir uyarı gelmişti.
Gündeme bomba gibi düşen iddiaya göre Sony, işte çalınan bu kredi kartı bilgilerini aslında geri alabilir, çünkü hackerlar, ellerindeki 2,2 milyon PSN kullanıcısına ait kredi kartı bilgilerini Sony'ye satmayı düşünüyor.
İddiaya göre hackerların önerdiği şey sadece kredi kartı bilgileri değil, hackerlar ayrıca Sony'ye PSN verilerini de satmayı teklif ediyor. Daha önce The New York Times'ta da yer alan iddialara göre Sony, hackerlara PSN verileri karşılığında 100 bin dolar sunmuş, fakat hackerlar bunu kabul etmemişti.
Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/30/2011 03:16:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? 3, hacker, playstation, ps3, teklif

StreetView için yeni site!

Google'ın StreetView için hazırladığı yeni site, bakın bizlere hangi yeni özellikleri sunuyor...

Google, Street View uygulamasını yeni bir internet sitesiyle taçlandırdı. Yeni sitede Google arabaları, üç tekerlekli bisiklet ve kar aracıyla çekilen yerlerin görüntülerinin nasıl birleştirildiğini ve nasıl kullanıldığını daha yakından inceleyebilirsiniz. İnternet sitesinde şunlar yazıyor; "Dünyayı sokaktan keşfedin."
Ayrıca sitede Google'ın araçlarının küçük bir tarihçesi de bulunuyor;"Street View'e ilk başladığımız zamanalarda deneysel bir projeydi, birkaç bilgisayarı, GPS cihazları, lazerleri ve kameraları bir SUV'nin arkasına attık."
StreetView üç tekerlekli bisiklet ise ikinci araç; "Makine mühendisi Dan Ratner birgün dağda bisikletle gezerken StreetView'u en sevdiği hobisiyle beraber kullanabileceğini fark etti."
En sonuncusu ise kar aracı; "Donma koşullarının üstesinden gelebilecek bu aracı Google modasına uygun olarak, bantlarla, fazladan sabit disklerle ve kayaklarla birkaç haftosununda yaptık."
Street View'un oldukça etkileyeci sitesine buradan ulaşabilirsiniz. 
Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/28/2011 08:54:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? google, street, view

Black Ops'un 5 aylık büyük zaferi !

Efsane oyun Call of Duty: Black Ops, sadece 5 ayda bakın neler başardı neler...
Hangi platform olursa olsun, COD serisi oyuncular için efsane olmuş bir seridir. Her sene yeni bir Call of Duty oyunu çıkaran Activision, bu sene de Call of Duty serisinin 7. oyunu Black Ops ile şimdiye kadar en çok satan oyun olmayı başardı.
Piyasaya sürüldüğünden itibaren yaklaşık 5 ay geçen Black Ops, bu zamana kadar 13,7 milyon adet satış yapmasıyla, oyun dünyasında şimdiye kadar en çok satan oyun oldu. Bazı fanlar, Black Ops'un COD'a yakışır bir oyun olmadığını söylese de Black Ops, Call of Duty serisinin bir önceki oyunu olan Modern Warfare 2 gibi rekor kırdı. Önce İngiltere'de en çok satan oyun haline gelen Black Ops, daha sonrasında ise hem İngiltere'de hem de Amerika'da en çok satan oyun oldu.
Bu durumla alâkalı olarak, Battlefield serisinin yapımcısı Dice ise Activision'ın artık tembel bir firma hâline geldiğini ve önümüzdeki sonbahar aylarında çıkaracakları Battlefield 3 ile COD serisinin yerle bir olacağını savundu.
Dice yöneticilerinden Karl-Magnus da PlayStation dergisinin son sayısında verdiği röportajda "Aynı motoru kullanarak, birbirine benzer oyunlar yapıyorlar. Bazen, bazı şeyleri değiştirmek gerekir, fakat ben Activision'da o yönde bir hareketlilik görmüyorum. Ama biz, bu değişikliği yapıyoruz, o yüzden gözlerini dört açsalar iyi olur çünkü 'biz geliyoruz'." şeklinde çok iddialı bir demeç verdi.
Dice'ın bu iddialı konuşmalarına yanıt olarak da tam 27 milyon COD oyuncusunun, online olarak milyarlarca saat oyun oynaması gösteriliyor. Buradan da anlaşıldığı gibi, Activision bir şeyi dosdoğru yapıyor.
Call of Duty Black Ops Snow Gear
Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/28/2011 08:47:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? black, call, duty, of, ops

Facebook'tan önce popülerdi. Şimdi sahibi News Corp. alıcı arıyor.

Rupert Murdoch'ın şirketi News Corp. son yıllarda belki en büyük hayal kırıklığı yaratan yatırımını satıyor. MySpace tüm yeniden yapılanmalara rağmen toparlanamadı ve satılığa çıkarıldı.
News Corp.'un bu satıştan beklentisi ise minimum 100 milyon dolar. Potansiyel alıcılar içinde ise girişim sermayesi şirketleri Redscout Ventures, Thomas Lee Partneers ve Criterion Capital Partners var.
2005 yılında MySpace toplam 580 milyon dolara News Corp'a satılmıştı. Aynı dönem Facebook daha 1,5 yaşındaydı, facebook.com adresini almamıştı ve yılda 3,63 milyon dolar kaybediyordu. 2007 yıl sonunda bile MySpace'in trafik oranı Facebook'u eziyordu.
Ancak önce 2009'da Facebook sonra 2010'da Twitter MySpace'in trafiğini geçmeyi başardı. Bundan sonra site bir daha toparlanamadı. En son mali yılda şirket 275milyon dolar zarar etmişti.
Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/28/2011 08:38:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? myspace, satılık, zarar

Kötü bir kehanet gibi rapor: 12 Eylül 2012

NASA'nın yeni ortaya çıkan raporu, ilk kez farklı bir felaketi öngörüyor ve olası bir tarih de veriliyor: 12 Eylül 2012.
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nce (NASA) hazırlanan raporda, şimdiye kadar pek de düşünülmeyen, farklı bir felaketten söz ediliyor. Raporda ne küresel ısınma, ne depremler, ne süper-volkan, ne göktaşı çarpması var.
Raporda, Güneş'te meydana gelmesi beklenen büyük bir fırtınadan söz ediliyor. Bunun, Dünya'da yaratacağı etkiler ise "kötü bir kehanet" ya da bir korku filmi senaryosundan farksız...
Güneş yüzeyinde meydana gelen büyük fırtınalarla ortaya çıkan plazma toplarının Dünya'daki enerji şebekelerini çökerterek insanlığı mutlak bir çöküşe sürükleyebileceği uyarısı yapılıyor.
NASA'nın Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'yle ortaklaşa hazırladığı raporda, Güneş'te meydana gelen enerji patlamalarının bugüne kadar Dünya'daki enerji veiletişim hatlarında görece kısa süreli ve küçük çaplı hasarlara yolaçtığı, ancak büyük çaplı bir patlamanın Dünya'nın manyetik alanına muazzam bir hasar verebileceği kaydedidildi.
Bahsi geçen patlamalardan bugüne kadar kayıtlara geçen tek örneğin 1859'da yaşanan "Carrington Olayı" olduğu belirten uzmanlar, benzer bir patlamanın Kuzey Amerika, İskandinavya, Avrupa ve Çin üzerinde on yıllarca onarılamayacak tahribata yolaçabileceğini söylüyor.
Güneş yüzeyindeki olası bir büyük patlamanın, Dünya'da saatler içerisinde tüm enerji hatlarını eriterek kullanılamaz hale getirebileceği, bunun sonucunda da altyapının çökeceği ve insanlığın Taş Devri'ne dönüş yaşayacağı öngörülüyor. NASA'nın raporunda böyle bir felaket için olası bir tarih de veriliyor: 12 Eylül 2012...
Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/28/2011 08:30:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? 2012, kehanet, kıyamet, nasa

Youtube Uzayda !

Dev video sitesi YouTube'un 2 Mayıs'ta yapacağı bu şey, eminiz sizi de çok heyecanlandıracak!
YouTube canlı yayınlarda çıtayı yükseltmeyi hedefliyor. Uzay Mekiği Endeavour'un son uçuşunda mekiğin mürettebatı uzaydayken gerçekleştirilecek bir röportaj YouTube'dan canlı olarak yayınlanacak.
Mekiğin günü gününe fırlatıldığını ve herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını düşünürsek 2 Mayıs'ta gerçekleşecek olan röportajda ayrıca en çok oy alan bir kullanıcıvideosu da yayınlanacak. 2 Mayıs tarihine kadar da YouTube röportajlarında kullanılacak olan soruları da kullanıcılarından toplamaya devam edecek.
YouTube ayrıca vereceği canlı yayınlarda spor müsabakalarının sayısını da arttırmayı planlıyor. Video sitesi film arşivini de her geçen gün biraz daha büyütmeye devam ediyor.
Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/28/2011 08:12:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? Canlı, uzay, youtube

Crysis 2




Crytek ve dolayısıyla Yerli Kardeşler ile tanışmamız bundan tam yedi yıl önce, yine bir Mart ayında gerçekleşmişti... Far Cry ile. Bir FPS fanı olun ya da olmayın, Far Cry’ı duymamış olmanız pek mümkün değil. Özellikle de “tropik ada” temalı parıltılı grafiklerini düşününce. Evet, Far Cry gerçekten de raflara çıktığı döneme görsel açıdan damga vurmayı başarmış ve hatta bir adım daha ileri giderek bizlere özgürce dolaşabileceğimiz kocaman mekanlar sunmuştu. Ne var ki; sağlam bir konu, sürükleyici hikaye anlatımı, güçlü karakterler, dengeli oynanış dinamikleri ve mantıklı davranan bir yapay zeka gibi bir oyunu “muhteşem” yapan unsurların yerine The Island of Dr. Moreau çakması zayıf bir genetik deney hikayesi, başarısız bir kurgu, Hawaii gömlekli zorlama bir ana karatker, içi boş yan karakterler, kötü yazılmış diyaloglar, x- ray destekli teleskobik gözleriyle bizi saklandığımız çalıların arasından bile görüp 800 metreden üstümüze kurşun yağdıran ve hemen her fırsatta sayıca üstünlük kurarak bize bu tropik cenneti dar eden yapay zekayla haşır neşir olmak durumunda kalmıştık. Crysis de pek farklı değildi. Hawaii gömleği yerine nanosuit, genetik deneylerin yerine de uzaylı istilası dışında. Gökten inmesi beklenen üstün uzay teknolojisine sahip süper bilgisayarlar için geliştirildiğinden ve bir oyundan ziyade teknoloji demosunu andırdığından da bahsetsem kimsenin kalbi kırılmaz herhalde.

Yine de gerek Far Cry gerekse Crysis, her oyunseverin mutlaka görmesi gereken birer klasikti şüphesiz. En azından bir şeyden emindik artık: Söz konusu bir Crytek oyunuysa, o oyun muhteşem görsellere sahip olacak ve bizler, bilgisayar patlar korkusuyla ayarları köklemeye korkacaktık.
Crysis 2’nin PC platformunun yanında Xbox 360 ve PlayStation 3 için de geliştirildiğinin duyurulmasıysa beni umutlandırmıştı açıkçası. Zira konsol pazarındaki tüketici refleksleri, grafik gazıyla veya “acaba sistemim ne kadar zorlanacak” gibi baş ağrıtan beklentilerle yönlendirilemiyordu. Halo, Gears of War, Resistance ve Killzone gibi aynı anda hem etkileyici görünüp hem de “deneyim” anlamında oyuncuları mest edebilen muhteşem yapımların cirit attığı bir pazardı burası. Hatta Call of Duty de bu pazarın tepesine çoktan kurulmuştu. Crytek’in ise liderliğe oynayabilmesi için yapması gereken tek şey, oyun motoru pazarlamak için teknoloji demosu üreten bir firma kimliğinden çıkıp zaten görselleriyle büyük bir popülarite kazanmış Crysis’in içine roller coaster tadında heyecanlı bir deneyim katmaktı. Ne var ki Crysis 2, bizleri tropik Lingshan adasından alıp gizemli bir virüs salgınının hemen ardından uzaylı Ceph’lerin istilasına uğrayan ve büyük bir yıkımla burun buruna gelen New York’un göbeğine bıraksa da; beklediğimiz o muhteşem deneyimi yaratmaktan uzak kalıyor.


New York, New York...
Crysis 2 ile ilk oyundaki olayların 3 yıl sonrasına; Gordon Freeman tarafından seslendirilen Alcatraz adında bir Amerikan askerinin ilk oyundaki takım liderimiz Prophet tarafından "kurtarılıp" nanosuit 2.0 giydirilerek post-modern bir Rambo’ya dönüştürülmesini anlatan ufak mantık hatalarıyla gölgelenen; sığ diyaloglar ve zayıf karakterlerle bezenmiş sönük hikayesine konuk oluyoruz. Tamam, oyunun hikayesi için berbat falan diyemeyiz. Özellikle de oyunun başında aklımıza takılan bazı soru işaretlerinin yanıtlarını ilerleyen bölümlerde aldığımızı ve oyunun sonunda bizleri güzel hazırlanmış bir finalin beklediğini düşününce. Ne var ki; ortalama 10 saatlik uzun sayılabilecek oyun süresi boyunca, zeka seviyemizi sorgularcasına şaşırtıcı olmaya çalışan birkaç klişe sahne dışında en ufak bir anlatımla karşılaşmıyoruz. Kısacası hikayenin oralarda bir yerlerde olduğunu hissetsek de; bu bize karşımıza çıkan her şeyi havaya uçurmak için bir neden teşkil etmekten fazlasını sunmuyor.
Toplumun elit zümreler tarafından sömürüldüğü baskıcı politik sistemleri eleştiren distopyalar yaratmak konusunda ün yapmış Richard Morgan gibi bir yazardan çok daha etkili bir “istila” hikayesi bekliyordum açıkçası. Özellikle de bütün o iddialı demeçlerinden sonra.

Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/24/2011 09:55:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? 2, crysis, inceleme

Grafen kağıdı; Kağıttan ince, Çelikten güçlü ...

İngiliz bilim adamları kağıttan ince olmakla beraber çelikten 10 kat daha güçlü bir süper madde üretti.
Daily Mail’in haberine göre, araştırmacı Ali Reza Ranjbartoreh’in liderliğindeki bir ekip tarafından üretilen ve “grafen kağıdı” adı verilen süper madde çelikten 10 kat daha güçlü olmasına karşın çok daha hafif ve esnek olarak nitelendi.
Yeni süper maddenin başta otomobil ve uçak üretimi olmak üzere ticaret ve mühendislik alanlarında çığır açması bekleniyor. Ali Reza Ranjbartoreh, süper maddenin, sayılan bütün özelliklerine ek olarak çevre dostu ve düşük maliyetli olduğunu bildirdi. Grafen kağıdı, ham grafitin işlenip kimyasallarla saflaştırılarak nano ölçekte şekillendirilmesiyle elde ediliyor.
Ortaya çıkan madde çelikten 6 kat hafif olup, yoğunluğu 6 kat daha düşük. Buna karşılık çelikten 6 kat daha sert ama 13 kat daha fazla esneme yeteneğine sahipbulunuyor.
Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/24/2011 09:12:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? çelik, grafen, ingiliz, kağıdı, kağıt

Amerikada geri kalmış !

ABD Başkanı Barack Obama, Beyaz Saray’da kullanılan teknolojinin 30 yıl geride kaldığından yakındı.
Obama, bağışçılarıyla buluştuğu bir toplantıda basın mensuplarının dışarıya çıktığını düşünerek, içini dökmeye başladı. 

Bu sırada bir gazetecinin gizli gizli dinlediği Obama, Beyaz Saray’daki teknolojik imkansızlıklardan yakınarak “Ben ABD Başkanıyım! Çılgın tuşlar, eşyalar, büyük ekranlar nerede? Bunlar gerçek değil. 

Her zaman klas telefonlarım ve eşyalarım olacağını düşünmüştüm. Ama kullandığımız teknoloji 30 yıl öncesinden kalma” derken duyuldu.
Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/24/2011 09:07:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? Amerika, obama, teknoloji

Yurt dışından telefon getirmek isteyenler ! ..

Son aylarda “112 Acil Yardım” hattına gelen binlerce cevapsız aramanın iPhone 4'lerin şifresini kırmak isteyen kaçak cep telefonu kullanıcılarına ait olduğu ortaya çıktı.

iPhone 4'lerini daha ucuz olduğu için yurtdışından temin eden kullanıcıların ise IMEI numaraları tespit edilip BTK tarafından telefonları her an kapanabilir.

Son aylarda “112 Acil Yardım” hattına gelen binlerce cevapsız aramanın iPhone 4'lerin şifresini kırmak isteyen kaçak cep telefonu kullanıcılarına ait olduğu ortaya çıktı.
Edinilen bilgiye göre, Türkiye genelinde 112 Acil Yardım hatlarına gelen çok sayıda cevapsız arama, yetkililerin dikkatine çekti. Bunun üzerine cep telefonlarından gelen esrarengiz çağrıların sırrını çözmeye çalışan uzmanlar, sıra dışı bir olayla karşılaştı.
Söz konusu cevapsız çağrıların iPhone 4 cep telefonlarının şifresini kırmak için yapıldığını belirleyen uzmanlar, olayla ilgili yetkili makamlara bilgi verdi.

Dünyada 24 Haziran 2010'da satışa çıkan, Türkiye'de geçen yılın Eylül ayında piyasaya çıkan iPhone 4'lerin şifresinin, Çinli “Gevey” adlı bir firmanın geliştirdiği donanımsal SIM çözümü aldatmacası ile çözüldüğü belirtildi.
Söz konusu yöntem sayesinde “acil arama modu” kullanılarak SIM kilidinin kırıldığı ortaya çıkarken, bu yolla ABD'de 911, Türkiye'de ise 112 olan Acil Yardım hatlarının arandığı bilgisine ulaşıldı. SIM kart ile birlikte kart yuvasına yerleştirilen elektronik parça sayesinde, telefon yazılımı her çağrıyı “acil arama” olarak görürken, istenilennumara ile iletişime geçilmesini sağlıyor.
iPhone 4'ün “unlock” (cihazın şebeke kilidini açma) sistemini açan bu yöntem nedeniyle, telefon her kapanıp açıldığında yeniden aktif hale gelmesi için 112 hattının aranması gerekiyor.
“SIM ALDATICI” TÜRKİYE'DE DE SATIŞA SUNULDU
Yurt dışında 50 dolara satılan “Gevey Turbosim” adlı SIM aldatıcıların “yasa dışı” olarak Türkiye'de de satışa sunulduğu belirlendi.
Çoğunluğu kaçak olarak getirilen sistemin başta İstanbul olmak üzere bir çok kentte 90 dolar ile 100 dolar arasında satıldığı bildirildi.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yasa dışı bu yöntem karşısında harekete geçerken, 112 hatlarını gereksiz yere meşgul edenlerin cezalandırılacağı bildirildi.

112 hatlarına yapılan tüm çağrılarda telefon numarasının tespit edildiğini ve bu tür gereksiz kullanımlar karşısında suç duyurusunda bulunulduğunu belirten yetkililer, hayati bir öneme sahip çağrı merkezlerinin meşgul edilmemesi uyarısında bulundu.
KAÇAK iPHONE'LARIN KULLANIM RİSKİ
Türkiye'de cep telefonu operatörleri tarafından satışa sunulan iPhone 4'ün kontratsız fiyatı 805 avrodan başlıyor. Kapasitesine göre fiyatı değişen telefonun Avrupa ve ABD'deki satış fiyatı ise neredeyse Türkiye'dekinin yarısı kadar.
Bu nedenle kaçak olarak yurt dışından getirilen telefonların sorunsuz bir şekilde kullanılması için öncelikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna kaydedilmesi gerekiyor. Yurt dışı seyahat eden herkesin 2 yılda bir cep telefonu kaydettirme hakkı var.
Pasaportu olmayanlar ise internetteki çeşitli forum sitelerinden telefon kaydettirme hakkını satışa çıkaranlar ile irtibat kurabiliyor. Yaklaşık 100 ile 150 lira arasında satılan bu haklar karşılığında telefonun kaydı yapılmış oluyor.
Daha sonra telefonun SIM kilidini kırmak için kullanılacak “Gevey Turbosim” almak zorunda kalanlar, bu sistem için de 150 lirayı gözden çıkarmak durumunda.

Ancak büyük risk taşıyan bu yönteme Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun müdahale etmesi durumunda IMEI numarası tespit edilen iPhone 4'lerin “bloke” edilmesi söz konusu.
Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/24/2011 09:05:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? Dikkat, iphone, kaçak, telefon

İngiliz Kraliyet Düğünü, Youtube'dan canlı olarak yayınlanacak.

internet,youtube,video,facebook,twitterPrens William ve nişanlısı Kate Middleton düğün törenlerinin "dünyanın en interaktif" organizasyonu olmasını talep etmeleri üzerine, törenin 'Youtube'dan canlı yayınlanmasına karar verildi.

Youtube, düğün töreninin başlamasından 1 saat önce yerel saat ile 10:00'da canlı yayına başlayacak. Buckingham Sarayı balkonundan çiftin halkı selamlamasının ardından saat 14:00'te ise yayına son verecek. Yayın, alt yazılı olarak da izleyenlere sunulurken geçmiş Kraliyet Düğünleri ile ilgili de ilginç bilgiler aktarılacak.
Öte yandan, düğün töreniyle ilgili tüm detaylar Facebook, Twitter ve flickr gibi sosyal paylaşım sitelerinden de anlık olarak paylaşılarak tüm dünyadaki kullanıcıların anlık yorum yapmalarına olanak sağlanacak.
William ve Middleton'un sosyal paylaşım sitelerini aktif şekilde kullandığını belirten Kraliyet Sarayı Sözcüsü, "Akranlarının da en mutlu günlerinde kendilerine eşlik etmelerini istiyorlar." diye konuştu. Sözcü ayrıca, ilk kez böyle bir törenin bütün dünyaya internet aracılığıyla canlı olarak verildiğini aktardı.
29 Nisan'da dünya evine girecek olan çift için hazırlıklar bütün hızıyla devam ediyor. 8 bin kişilik bir basın ordusunun izleyeceği tahmin edilen kraliyet düğünü sebebiyle binlerce turistin de Londra'ya gelmesi bekleniyor.
Kimden gelmiş? VamosRafaelNadal Ne zaman gelmiş ? 4/24/2011 09:00:00 ÖS 0 yorum Bunu E-postayla Gönder BlogThis! X'te paylaş Facebook'ta Paylaş
Ne varmış? Canlı, ingiliz, ingiltere, yayın, youtube
Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Yazar Alımı Başladı!

Herkese merhaba;

Blog'umuza yazar alımı başlamıştır. Sol taraftaki "iletişim" kutusundan veya delibasofa@windowslive.com adresine mail atarak ulaşabilirsiniz. Yazar olmak isteyenler için birkaç kriterimiz vardır:

- Siyasete, laf dalaşına, başka şahıslara satışmaya girmemesi

- Türkçe'yi düzgün kullanması

- Düzenli takip yapabilmesi.

Bunun dışında tabiki ilgilendiği bir konuda yazmasını isteyeceğiz.(müzik, sinema, tv, genel kültür, teknoloji, sağlık, moda vb.). Bunlar dışında bir ilgi alanı olan da başvurabilir.Genel yazarlık için de başvurabilirsiniz.

Başvurularınızı bekliyoruz.

dOFA Yönetim

Can Sıkıntısı!

Herkese merhaba;

Bu blogu yapmamızın amacı tamamen can sıkıntısını gidermektir. Canınız sıkıldığında eğlenebileceğiniz ya da arayıp da bulamadığınız birçok ilginç ve güzel şeyleri toplamaya çalışıyoruz.Kafanıza takılan herhangi bir şey olursa iletişim kutusundan veya delibasofa@windowslive.com adresine mail atarak ulaşabilirsiniz.

Keyfini çıkarın.

DelibasOFA

Blogger tarafından desteklenmektedir.

delibasOFA Facebook'ta!

Followers

Popüler Yayınlar

  • Cem Yılmaz - Galatasaray Türk Telekom Arena Stadı Reklamı
  • Windows Xp artık öldü !
  • Windows 8
  • Gta San Andreas Mod Installer
  • Uyku pozisyonunuza göre karakteriniz !
  • Karikatürler
  • Akıllı telefon hayranlarının merakla beklediği Sony Ericsson Xperia Arc Türkiye’de!
  • Karikatürler Bölümü Açılmıştır
  • Çin İşkenceleri
  • Cem Yılmaz Sahneye Geri Dönüyor

Bizim Seçtiklerimiz

  • Haftanın Albümü : Mustafa Ceceli - Remixes 2CD
  • Haftanın Oyunu : Call Of Duty: Black Ops DS
  • Haftanın Kitabı : Savaş Ve Barış(Tolstoy)

Haftanın Filmi

Yaşam Şifresi

sinemalar.com

Saat

Blog Archive

  • ▼  2011 (62)
    • ►  Haziran (8)
    • ►  Mayıs (9)
    • ▼  Nisan (11)
      • Hackerlar'dan Sony'e ilginç teklif !
      • StreetView için yeni site!
      • Black Ops'un 5 aylık büyük zaferi !
      • Facebook'tan önce popülerdi. Şimdi sahibi News Cor...
      • Kötü bir kehanet gibi rapor: 12 Eylül 2012
      • Youtube Uzayda !
      • Crysis 2
      • Grafen kağıdı; Kağıttan ince, Çelikten güçlü ...
      • Amerikada geri kalmış !
      • Yurt dışından telefon getirmek isteyenler ! ..
      • İngiliz Kraliyet Düğünü, Youtube'dan canlı olarak ...
    • ►  Mart (1)
    • ►  Şubat (16)
    • ►  Ocak (17)
  • ►  2010 (206)
    • ►  Aralık (26)
    • ►  Kasım (51)
    • ►  Ekim (33)
    • ►  Eylül (89)
    • ►  Ağustos (7)
  • ►  2009 (35)
    • ►  Eylül (35)
 
Copyright (c) 2010 Can Sıkıntısına İyi Gelir!. Designed for Video Games
Download Christmas photos, Public Liability Insurance, Premium Themes